|
 MAĞARA ARKADAŞLARI
Kur'an'ı Kerimde yer alan Kehf
suresin'de mağara arkadaşlarının durumuna değinilmiş ancak ayrıntılı bilgi
verilmemiştir.Kehf suresinin 9.ayetinde "Sen Eshab-ı Kehf'i ve Rakimi
keramatlerimizden biri mi sandın "sözleri ile Hz. Peygambere
seslenildikten sonra,mağara arkadaşları ile ilgili bilgi verilmeye
başlanmaktadır.
(Bazı kimseler):” Onlar
üçtür,dördüncüleri köpekleridir” diyecekler bunlar.(bazıları da):”onlar
beştir altıncıları köpekleridir”diyecekler.bunlar gaybı
taşlamaktır.(bazıları ise):”Onlar yedidir,sekizincileri köpekleridir”
diyecekler. Der ki:”Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.
Onlar
hakkında bilgisi olan çok azdır”. O halde onlar hakkında,(sana bildirilen)
açık deliller dışında bir münakaşaya girme ve onlar hakkında hiç kimseden
bir şey sorma(Kehf suresi 22)
Hiçbir şey için “Bunu yarı
yapacağım”deme! (Kehf suresi 23)
Ancak “Allah dilerse (yaparım)” (de). Bunu
unuttuğun taktirde Rabbini an ve, “Umarım ki Rabbim, beni bundan daha
yakın olan bir yola iletir”de!(Kehf suresi 24)
Onlar mağaralarında üç yüzyıl kaldılar.
Buna dokuz yıl daha ilave etmişlerdir.(Kehf suresi 25)
Kur’an’ı Kerim de yedi uyurların
isimleriyle ilgili herhangi bir ibare bulunmamakla birlikte halk arasında
isimleri şöyledir: Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş,
Kefeştatayuş ve köpeklerinin ismi Kıtmir’ dir. Taberi’ ye göre mağara
arkadaşlarının reisi Mekselina idi. Diğerlerinden üçü Dakyanus’un (Decius)
sağ kolu diğer üçü ise sol kolu idiler. Kefeştatayuş ise yolda onlara
katılan çoban olup Kıtmir de onun köpeğidir.
Selçuklular devrinde Eshab’ ül Kehf mağarasının
Afşin yakınlarında olduğuna kesin şekilde inanılıyordu. Bunu 13. yy ın
birinci yarısında Selçuklu devleti’ nin Maraş valisi Nusreteddin Hasan
Bey’ in buraya bir tekke, mescid ve bir de medrese yaptırmasından
anlıyoruz. Mescid incelendiğinde mağaranın önündeki küçük kilisenin
mescide katıldığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.
Kilisenin burada bulunması bizi önemli gerçeklere
götürmektedir. Selçuklular devrinde külliyenin yapılması esnasında burada
kilisenin bulunması Anadolu Hıristiyanları’ nın da mağara arkadaşlarının
burada uyuduklarına inandıklarını gösterir.

Eshab' ül Kehf in Afşin’ de bulunduğu inancı
Selçuklulardan sonra Dulkadiroğlu Beyliği ve Osmanlı Devleti zamanında da
buranın ihya edilmesini sağlamıştır.
Kaldı ki Kur’ an’ ı Kerim’ deki Kehf suresinde
yer alan 17. ayette ‘Güneşi, doğduğu zaman mağaralarının sağına eğilirken,
battığı zaman da sol taraftan onları keser geçerken görürsün. Onlar
mağaranın geniş bir köşesinde idiler.....’ şeklindeki ibare incelendiğinde
ve Afşin’ de bulunan mağarayla karşılaştırıldığında birebir uyum
gösterdiği bariz bir şekilde görülür.
Mağara arkadaşlarının Afşin’ de bulunan mağarada uyudukları
kanıtlar tarafından gösterilmekle birlikte bizim asıl vurgulamak
istediğimiz; bu gençlerin Allah’ a olan muhabbetidir.
|