Ana Sayfa
Eshab-ı  Kehf
Kehf Suresi
İslam'da Eshab-ı Kehf
Hıristiyanlıkta Eshab-ı Kehf
Mağara Arkadaşları
Eshab-ı  Kehf Fotoğrafları
Basında eshab-ı kehf
Arşiv
 

Dernek

Afşin Eshab-ı Kehf Derneği
Afşin Hakkında
 

Ziyaretçi defteri

Oku
Yaz
 

İletişim

 
Ziyaretçi Grafiği
» Aktif 2  
» Bugün Gelen 116

Kasım 2004 den beri

Toplam Ziyaretçi
899196

Bu sitemizi ziyaretiniz
 
Afşin'de Hava
   
 
 

 

Yediuyurlar

 'Yedi Uyurlar' nerede uyudu?
  Dünyadaki 33 Yedi Uyurlar Mağarası'ndan Üçü Türkiye'de. Afşin Aslı Bizde Diyor, Tarsus İtiraz Ediyor!

'Yedi Uyurlar' nerede uyudu?







Yazı ve Fotoğraflar: MUZAFFER SAĞLAM 


Dünyanın pek çok yerinde "Yedi Uyurlar"a ait olduğuna inanılan mağaralar var. Bunlardan üçü Efes, Tarsus ve Afşin'de. En çok bilinen ve ziyaret edilen mağara ise Tarsus'taki. Ancak şimdi Afşin Eshab-ı Kehf Derneği, Kehf suresini kaynak göstererek, gerçek Yedi Uyurlar mekânının kendi ilçelerinde olduğunu iddia ediyor. İşte tartışma da buradan çıkıyor!

Tanrının varlığına, birliğine inanan altı inançlı genç; Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Tebernuş ve Şazenuş putlara tapmaları için kendilerine zulmeden Romalı hükümdar Dakyanus'un şerrinden kaçıyorlardı. Karşılarına çoban Kefeştetayyuş ve köpeği Kıtmir çıktı. Yedi genç ve köpek, geceyi geçirmek üzere bir mağaraya sığındılar. Yatma zamanı gelip mağaranın taş zeminine sıralandıklarında kendilerini uzun sürecek bir uykunun beklediğini kuşkusuz bilmiyorlardı. O kadar ki, uyandıklarında Hıristiyanlar'ın, Yahudiler'in, özellikle de Müslümanlar'ın "Basu Badel Mevt" (Ölümden sonra diriliş) inancının simgesi haline geleceklerdi. Tam 309 yıl uyumuşlardı çünkü!
Anlatılanlara göre bu mucize yaklaşık 1800 yıl önce yaşandı. Şu anda dünyanın 33 değişik yerinde Yedi Uyurlar'ın mekânı olduğuna inanılan mağaralar var. Her dinden insan bu mağaraları kutsal kabul ederek ziyaret ediyor. En bilinenleri İspanya, Suriye, Afganistan, Tunus, Cezayir, Türkistan ve Türkiye'de bulunuyor. Ülkemizde üç değişik yerde var Yedi Uyurlar mağarası. Bunlardan Efes'tekini genellikle yabancılar ziyaret ediyor. Tarsus ve Afşin'de olanlar ise Eshâb-ı Kehf (Mağara arkadaşları) olarak biliniyor. Tarsus'taki Eshâb-ı Kehf Türkiye'de en çok bilinen ve ziyaret edilen "Yedi Uyurlar" mağarası. Ancak şimdi Kahramanmaraş'ın Afşin İlçesi'nin öne sürdüğü, asıl mağaranın kendi şehirlerinde olduğu iddiası tartışılıyor. Üstelik bu iddia Kuran'a dayandırılıyor.

Kehf Suresi
Kuran'da 110 ayetten oluşan Kehf Suresi ismini aldığı Eshâb-ı Kehf kıssasını dokuz ve 27. ayetler arasında ayrıntılarıyla anlatıyor. Özellikle 17. ayet mağaraya güneşin ne şekilde doğduğu ve battığıyla ilgili: "(Onlara baktığında) görürsün ki güneş doğduğunda mağaralarına sağ yandan yönelir, battığında onları sol yandan makaslayarak geçerdi ve onlar da mağaranın geniş boşluğundaydılar. Bu Allah'ın ayetlerindendir. Allah, kime hidayet verirse, işte hidayet bulan odur, kimi saptırırsa onun için asla doğru yolu gösterici bir veli bulamazsın." Açılan keşif davası sonucunda Afşin'deki mağaranın surede yapılan bu tarife uygunluğu alınan kararla belgelenmiş.
2000'de kurulan Afşin Eshâb-ı Kehf Külliyesi ve Çevresini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Bekir Sıtkı Can, dünyada diğer inanılan yerleri reddetmediklerini ancak açtıkları tesbit davasının sonucunda Kuran'daki tarife en uygun mağaranın Afşin'de olduğunun kanıtlandığını söylüyor: "Kuran asla değişmemiş ve değişmeyecek bilgiler vermektedir. Bizim inancımız bu. Bir profesör ve iki astronomi uzmanından oluşan bilirkişi heyeti yaptıkları keşif sonucunda Afşin'deki mağaranın bu tarife uygun olduğunu belgelediler. Bu keşif dünyada sadece Afşin'de yapıldı. İstiyorlarsa Tarsuslular da böyle bir dava açabilirler."

"Mağaranın yerini Allah bilir"
Abdürrezzak Öz aslen Erzurumlu ancak görevi gereği ömrü Tarsus'ta geçmiş. 42 yıl camilerde imamlık, ayrıca müftülük yapan Abdülrezzak Hoca, Kuran'da tarifi yapılmış meselenin hukuki bir konu haline getirilmesine şiddetle karşı çıkıyor. "Kuran mağarayı tarif ediyor ancak yeri şurasıdır demiyor. Bu konularda eser vermiş ya da fikir belirtmiş onlarca yazar bu mağaranın Tarsus'ta olduğunu söylüyor. Ayrıca bence orada zaten mağara da yok. Çünkü kehf Arapça'da büyük mağaralara denir. Oradaki yer, bir kayanın dibi. Nerede bir mağara var, herkes burası Eshâb-ı Kehf diyerek sahip çıkmaya çalışıyor. Otuza yakın değişik kaynaktan, Kuran tefsirlerinden araştırdım ki Eshâb-ı Kehf Tarsus'tadır. Ancak yine de yüzde yüz diyemeyiz. Doğrusunu Allah bilir."
Yedi inançlı Hıristiyan'a ait bir hikâyenin Kuran'da yer alması şaşırtıcı olabilir. Abdürrezzak Hoca ilk insan Adem'den bugüne kadar tek bir İslam olduğunun bilinmesiyle bunun kavranabileceğini söylüyor. "Hangi dönemde olursa olsun Allah'ın birliğine inanan ve onun gönderdiği peygambere iman eden kimse Müslüman'dır. Onlar da Allah'a, Allah'ın peygamberine inanıyor, puta tapmayı reddediyor."
Tarsus Belediyesi avukatlarından Elif Sağlam ise tesbit davalarının hukuki olarak değerli davalar olmadığını, isteyen herkesin tek taraflı olarak tesbit yaptırabileceğini söylüyor. "Tesbit istenirken hukuki bir menfaatin olması gerekir. Afşin'de istenen tesbitte bu yok. Aksine bir reklam amacı var. Amaç yazarın kitabının satılabilmesi. Tesbit davalarının bağlayıcılığı yoktur. Sadece bilirkişi raporu alınır ve öylece kalır."

Yedi trilyonluk bütçe ayrıldı
Elif Sağlam'ın sözünü ettiği kitap "Un Sandığı" adını taşıyor. Yazarı, Afşin'in komşu ilçesi Elbistan'da yıllardır yerel gazete çıkaran Mehmet Göçer. Kitabının bir bölümünde anlattığı, Afşin Eshâb-ı Kehf ile ilgili keşif davası açılması fikrini ilk ortaya atan kişi de o. Göçer, Tarsus'taki mağaranın bugüne kadar daha bilinir olmasını, kara yoluyla yapılan hac yolculukları sırasında yol güzergâhı üzerinde bulunmasına ve hac kafilelerinin oraya uğramasının yıllar içerisinde gelenek haline gelmesine bağlıyor. Keşif dilekçesinde mağaranın gerçek yerinin anlaşılmasının yanı sıra Mehmet Göçer'in yazdığı kitabın satışını arttırma amacı da belirtilmiş.
Afşin Eshâb-ı Kehf Derneği adına davayı yürüten Hacı Bayram Veli Arıkan aynı zamanda dernekte başkan yardımcılığı görevini de yürütüyor. Hukuken bazı şeyleri formüle edebilmek için somut bir olguya dayanılması gerektiğini söyleyen Arıkan "Teknik olarak bir hak, menfaat kavramını ortaya koymamız gerekiyordu. Bu sebeple Mehmet Göçer'in kitabını kullandık. Dernekle birlikte iki davacı olarak ortak bir dilekçeyle müracaat ettik. Ancak bizim asıl amacımız Afşin Eshâb-ı Kehf Külliyesi'ni dünyaca tanınmış bir yer haline getirebilmek için harekete geçmekti. Bu dava asıl bu talebin sonucudur. Ayrıca biz davayı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden hak talep edebilmenin bir aracı olarak da gördük. Amacımıza da ulaştık. Restorasyon için yedi trilyon bütçe ayrıldı. Restorasyonun tamamlanmasıyla her dinden bütün kültürlerden insanların ziyaret ettiği bir yer haline getireceğiz Afşin'i."
Aslında her iki kentin de kendilerini haklı görmelerini sağlayabilecek tarihsel kaynaklar var. Yedi Uyurlar Mağarası'nın Tarsus'ta olduğunu iddia eden yakın zamanda yazılmış kitaplar olduğu gibi Afşin'de olduğunu söyleyen araştırmalar da var. Her iki kentin de tarihsel adlarının içinde "Efsus"un olması belki de önemli bir karışıklık yaratıyor. Ancak Dernek Başkanı Bekir Sıtkı Can, güneş ışınlarıyla ilgili olarak yapılan keşif dışında Afşin'in haklığını savunabilecekleri argümanların daha fazla olduğunu iddia ediyor.








Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 114. sayısında bulabilirsiniz!

 

 Bu Haberi 26101 Kişi Okudu.

 
   

Sitemiz En İyi 1024*768 Ekranda Görüntülenmektedir.

 

Yediuyurlar.com 2014